Anasayfa •  Haberler •  Ziyaretçi Defteri •  Forum •  Bize Yazın •  Haber Gönder •  Duyurular •  İletişim Rehberi •  Email •  Anasayfam Yap •   
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Haftanın fıkrası,
Köyümüzün Web Sitesini Gökhan GÖKTAŞ Yönetecek
Serince Nostalji - Eski Mezunlarımız
Serince Nostalji - Eski Mezunlarımız
Kurban Bayramı Video ve Resimler
Halil yine birinci...Tebrikler
Haftanın fıkrası
mesaj
ÖNDERİN 50. YIL KUTLAMALARINDA BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
Serince Nostalji





 
Anasayfa / Haberler / Serinceden Haberler / 

DEĞİŞİM

                                  DEĞİŞ’MEK – DEĞİŞ’MEMEK


 


        


     Artık ‘Siyahların bile ABD başkanı olabildiği bir dünya’da yaşıyoruz.’


 


     Tüm dünya’da değişim rüzgârları insanları özüne doğru itmeye devam ederken ülkemizde bu tamamen farklı bir şekilde devam etmekte. Hala; dindar, solcu, alevi, Türk, Kürt, Sünni gibi kavramlar ‘zenginlik’ yerine ‘ayrımcı’ bir zihniyet olarak görülüyor.


 


      Hala taassupvari yaklaşımlarla ‘kendi inandığı saçmalığı başkalarına da zorla inandırma gayreti’ içinde çabalayanlar var.


 


     Hala gerçekleri görmek yerine, kendi ütopyasında yaşamaya çalışanlar var.


 


     Hala gözlerini ışığa kapatıp, ‘ben karanlıklar içinde yaşamak istiyorum aydın bir ülkede değil!’ diye avazı çıktığı kadar bağıranlar var…


 


     Bunlar, değişimi kabul etmeyen bu yüzdende bir türlü değişemeyen insanlar. Ne dünde kalabilmiş, nede bugüne uyabilmiş insanlar. Yazarlar, çizerler, konuşurlar ama bir türlü uygulayamazlar. Çünkü ‘değişmek’ ya da değişim onların bir numaralı düşmanı. Kahir ekseriyeti oluşturan bu insanlar ‘sessiz yığınlar’ olarak adlandırılmakla kalmıyor, hakları çiğneniyor ve her türlü hakarete maruz kalıyorlar.


 


    Eğer yazdıklarımızı, çizdiklerimizi, konuştuklarımızı uygulayabilmek istiyorsak önce zihinlerimizi ‘fabrika ayarlarına geri dön’ butonuna getirmeliyiz. Yani değişmeliyiz. İnançlarımızı, fikirlerimizi, doğrularımızı masaya yatırarak bir ‘doğru testinden’ geçirmeliyiz.


En kesin şekilde inandıklarımızı bile sorgulamaktan korkmamalıyız. Eğer doğruysa zaten bir problem yok demektir. Tıpkı Descartes’in yaptığı gibi…


 


‘Allah yok, melek yok, peygamber yok, kitap yok, evren yok, kâinat yok, hiçbir şey yok, yok yok…’ demişti Descartes.


 


     Yani inandıklarını masaya yatırdı. Ama bir şeyden emindi. Şüphe edebiliyordu. Şüphe demek düşünmek demekti. Ve o meşhur sözler tarihte yerini buldu; ‘Gogito, ergo sum’…


     İlk önce kendisinden başladı. Kendi varlığını kanıtlayınca bu varlığın, daha yüce bir varlık tarafından verilebileceğini düşündü. Ve ‘tanrı’ kavramını da bulmuş oldu. Diğer inançlarını bu ‘metodik şüphe’ üzerine inşa etti…


     Ancak hayatta kendini hiç sorgulamayan ve gün geçtikçe akıbeti ‘Nietzsche’ye’ benzemesi kuvvetle muhtemel olan insanlar var. Nietzsche çocukluğunda ‘küçük papaz’ olarak tanınırdı. Bu kurallara uyması ve disiplinli oluşunda dolayı ona verilmiş bir ünvandı. Ancak Nietzsche doğrularını hiç sorgulamamıştı. Sonunda ‘Tanrı öldü’ diyerek her şeyi inkâr eder bir hale geldi. Ve bir ‘nihilist’  olarak hayata gözlerini yumdu. Bir ‘hiç’ oldu gitti. Aslında inandıklarının bir ‘hiç’ olduğunu gördü. Başından beri bir ‘hiç’e inandığını fark etti. İşte doğrularını masaya yatırmayanların sonunun bir ‘hiç’ olduğunu gösteren en güzel örnek Nietzsche…


‘Bir toplum kendi içindekini değiştirmek istemedikçe Allah da onların durumunu değiştirmez’ (Rad–11)   


      Demokratik, özgür, saygın, aydın bir toplum istiyorsak önce kendi özümüzdeki ‘tabularımızı’, ‘postülalarımızı’, ‘aksiyomlarımızı’ bir bir yıkmamız gerekmektedir.


İşte ne zaman gözlerimizi açıp ışığın kalbimize dolmasına izin verirsek işte o zaman bizi ‘yozlaştıran’ değil, ‘olgunlaştıran bir değişim’in kapımızı çaldığını göreceğiz.


İşte o zaman…


Doğru ile aramızda bütün putları kırdığımızda doğruların nasıl ‘hayatımızı değiştirdiğini’ kendi gözlerimizle göreceğiz.


‘Olgunlaştıran bir değişim’ ümidiyle…


 


                                                                            


                                                                           H.kurbetoglu@gmail.com


 




Gönderen : Halil KURBETOĞLU
 













Canlı Sohbet (KERVAN)
Haftanın Portresi
HUKUK KÖŞESİ: Av. Ömer GÖKTAŞ
Medya

(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
1.4994
1.5066
Euro:
1.9241
1.9334
Güncelle